Ocak 2009 için arşiv

>Havlu Kagit Rulosundan Timsah :)

Ocak 28, 2009

>

Reklamlar

>Cici Kelebeklerle 1 den 10 a Kadar :)

Ocak 23, 2009

>Ziyaret ettigim siniflardan birinde gormus ve resmini cekmistim. Gercekten emegi gecen ogretmen ve ogrencileri kutluyorum. Cok cici olmus. 🙂

Cici kalin… 🙂

>Şeffaf Poşetlerden Cici Sanat Etkinlikleri – 1 :)

Ocak 21, 2009

>



Katıldığım bir seminerde, katılımcıların emekleri ile hazırlanmıs cici sanat etkinlikleri… 🙂 İlgilenenlere…

Cici kalın… 🙂

>Şeffaf Poşetlerden Cici Sanat Etkinlikleri – 2 :)

Ocak 21, 2009

>




>Çocuklar görür Çocuklar yapar – Anlamlı Bir Video

Ocak 18, 2009

>http://en.sevenload.com/pl/JZdfYJu/200×145/swf

>Akıllı Ebeveynler :)

Ocak 18, 2009

>“Televizyon reklamlarından etkilenen çocuk annesinden Coca Cola isteyince, annesi ona hemen “Çocuk kolası” hazırlarmış. “Çocuk colası var mı ki?” diye düşünebilirsiniz. Bende ilk duyduğumda öyle düşündüm. Kızı Coca Cola isteyince annesi ona hemen pekmez suyu hazırlayıp verirmiş. Bildiğimiz pekmez suyu işte…
Coca Cola yerine pekmez suyu içen kız, bugün üniversite öğrencisi. Hala Coca Cola içmiyor. Canı soğuk içecek isteyince pekmez suyu içiyor. 🙂 “

“Kardeşim bronşit olduğu zaman doktor dondurmayı yasaklamıştı. Arkadaşlarının elinde dondurma gördükçe dondurma isterdi. Ama annem ve babam bir formül bulmuşlardı: Babam eve bir sürü dondurma külahı alırdı. Annem de çocuklar dondurma alıp da kardeşim dondurma istedikçe muhallebi yapar biraz sıcaklığı gidince külaha koyar ve “biterse evde daha çok var onlarınki sadece çok soğuk ve hemen bitecek” derdi. 🙂 “

“Çocuk kolası” örneğiniz hoşuma gitti. Geçenlerde yeğenim kola içmekte ısrar edince sizin örneğiniz aklıma geldi. Yeğenimin kola değil, süt içmesi için onu bir şekilde ikna etmeliydim. Kola’nın adını BEYAZ KOLA diye değiştirdim. “Ben beyaz kola içiyorum, sende içer misin?” diye sordum. O da ne olduğunu bilmeden kabul etti. . Bildiği tadı farklı bir isimde içti. Süt olduğunu bile anlamak istemedi. O kola tadını bekliyordu. Sütü kola niyetine içti. O günden sonra yeğenim beni ne zaman görse, “amca ben her gece beyaz kola içiyorum” diyor. Yeğenim artık eskiye nazaran daha az kola daha çok süt içiyor. 🙂 ” (Alıntı)

Sait Camlica (Egitici Yazar)

Cici kalin… 🙂

>Köy ve Şehir Projesi

Ocak 16, 2009

>
İlaç kutularını el işi kağıtları ile sarıp binalarımızı yaptık. Mavi kartonun uzerine şehrimizi, sarı kartonun üzerine köyümüzü inşaa ettik. Sehrimize alışveriş merkezi, üniversite ve yüksek binalar yaparken, köyümüzede yeşil bir çayırlık, masmavi bir dere, tarlalar, köy evleri ve camii yaptık. (Yerimiz dar olduğu için sadece belirgin özellikleri yapabildik. Bu konuda çocukların fikirlerini ön planda tuttum.) Depodan bulduğumuz kırık tren ve oyuncaklarıda kullanarak köyden şehire giden bir tren, agac, insan ve hayvan figürleri ile projemizi zenginleştirdik.

Cici kalın… 🙂

>Televizyona Anne Diyen Çocuklar

Ocak 15, 2009

>“Çocukları televizyonların mahkumiyetinden kurtaralım” diye başlayan nasihatleri hepimiz yaparız ve dinleriz. Ancak televizyonun esaretinden kurtarılması gereken çocuklar değil, büyükleridir. Matematiksel hesapları ve sosyal araştırma verilerine seminerlerimde kullanmayı çok seviyorum. Televizyonun aile içindeki yerine anlatırken hep “1095 saat” hesaplı araştırma verisini kullanıyorum.

Günde 3 saat televizyon izleyen bir insan, yılda 1095 saat televizyon izlemiş olur. Günde 3 saat televizyon izleyen bir insan 75 yıl yaşadığı zaman ömrünün 9 yılını televizyonun karşısında geçirmiş olur. Bu hesap verisi biraz eski. Türkiye’de televizyon izleme ortalaması günde 4,5 saate çıktı. Daha da kötüsü ev hanımları, yani annelerin televizyon izleme ortalaması günde 6 saate civarında.

Yeni bir hesap verisi yazacak değilim. Yukarıda hesapta gördüğünüz rakamları iki ile çarparsanız yeni bir hesap ortaya çıkmış olur. Ancak ben bu hesapları anlattıktan sonra kaybedilen bu 3 saat değerlendirildiği zaman neler kazanılır sorusunun cevabını vermeye çalışıyorum. Günde 3 saat kitap okuyan bir insan bir yılda üniversite mezunu kadar kültürlü olur. Günde 3 saat yabancı dil çalışan bir insan bir yılda bir dil öğrenir. Günde 3 saat çocuklarını terbiye etmek için uğraşan bir anne evlatlarını korumuş ve kurtarmış olur. Günde 3 saat çocuklarıyla oyun oynayan bir anne veya babanın çocuklarını çetelere bulaşma ihtimali binde bir bile değildir.
(Sait ÇAMLICA, Eğitimci – Yazar)

Cici kalın… 🙂

>Çocuklarda Kendine Güven Duygusu – Öğrenilmiş Acizlik

Ocak 13, 2009

>Bir laboratuvarda deney yapılıyor. Büyük bir akvaryum var. İçine bir büyük balık ve çokça küçük balık atılıyor. E tabi haliyle büyük olanı acıktıkça küçükleri yiyor. Daha sonra akvaryumun ortasına dikey bir cam yerleştiriliyor ve akvaryum ikiye ayrılıyor. Büyük balık bir tarafa küçük balıklar da diğer tarafa yerleştiriliyor. Büyük balık cam bölmeyi geçmek ve küçük balıkları yemek için defalarca deneme yapıyor. Bu durum tam 28 saat boyunca sürüyor. 28. saat sonunda büyük balık artık diğer tarafa geçmek için mücadele etmeyi bırakıyor. Ve sonunda cam bölmeyi kaldırıyorlar. O da ne! Büyük balık küçükleri yemek için hiçbir hamle yapmıyor. Saatler geçtigi halde onları yemedigi görülüyor… Buna psikolojide ögrenilmiş acizlik deniyormuş. istatistiklere göre bir çocuk ergenlik yaşına gelinceye kadar ortalama 148.000 defa anne babanın yapma, elleme, dokunma gibi sözlerini duyuyormuş. Böyle olunca da çocukta büyüyünce yapamama, edememe özellikleri gelişiyor ve kendine güveni yitiriyormuş. Sanırım biraz daha duyarlı ve müsamahalı olmalıyız çocuklara karsı, kendine güvenen bireylerden bir toplum oluşturmak için… (Alıntı)

Cici kalin… 🙂

>Bir Çocuk Kur’anı Kerim’den Nasıl Uzaklaştırılır?

Ocak 13, 2009

>